5 Ekim 2013 Cumartesi

SOSYAL ALEM

Kısa bir aradan sonra herkese merhaba,bu ara pek keyfim yoktu yazamadım hiçbir şey. Ama kendimi toparladım artık tekrar yazmak istedim.Uzun süre kapalı olan  facebook sayfamı yeniden açtım ve mutluyum.
Sanki yıllardır facebook'a girmiyor gibiyim. Dönüşüm muhteşem oldu galiba.Bu süre zarfında düşündüğüm tek şey şu hayatta bir tek siz önemlisiniz,gerisi boş.Ben belki de haketmeyen kişiler için çok fazla taviz verdim ama hatamı anladım.Siz siz olun sakın ola kimse için taviz vermeyin.Hayatta en değerli şey sizsiniz.Sevgiliniz,eşiniz her kim olursa olsun hiçbir zaman taviz vermeyin. Bırakın sizi kabullenenler böyle kabul etsin.
Kendime kızdım taviz verdiğim için ve tekrardan facebook sayfama geri döndüm. Şimdi mutluyum,arkadaşlarıma kavuştum yeniden.Her ne kadar insan bağımlı gibi olsa da bu sayfalara varsın olsun arkadaş.Eğer ben kendim için bir şey istiyorsam bu olmalı,başkasının dediği ya da isteği önemli değil artık.Sadece ben ne istiyorum önemli olan bu.
Hızlı bir giriş yaptım facebook'a. İyi de oldu.Özlem gideriyorum diyelim.Hoşuma giden fotolarımı,farklı sözleri,komik yazıları her şeyi gönlümce paylaşıyorum ve paylaşmaya da devam edeceğim.Beni oradan da takip edebilirsiniz. Yazarken ve paylaşırken eğleniyorum ve eğlendiriyorum galiba.Bıraktığım yerden son hız devam ediyorum.
Zaman çok hızlı geçiyor ve ben kendim için ne yapıyorum diye düşünüyorum.Tabi ki söz konusu kendimiz olunca çok bir şey yapmadığımızı görüyoruz. Ben artık bu şekilde olmayacağım ve her şeyi kendim için,mutlu olmak için yapacağım.Siz de öyle yapın .Yoksa ilerde yapmadığınıza pişman olabilirsiniz benim gibi.Artık pişmanlıkları bir kenara bırakıp yaşamaya başlıyoruz. Yeter bu kadar taviz vermek değil mi?
O zaman hadi bakalım herkes mutlu olduğu şeyi yapsın,ben de sayfama döneyim :))

29 Eylül 2013 Pazar

PAZAR HAVASI

Günlerden pazar ,dinlence günü,gezme günü,havaların iyi olduğu son zamanlar.Bunu en iyi şekilde değerlendirmek lazım. Genelde herkes avm lere gidiyor,kapalı alanlara zaten kışın yeterince giriyoruz. Bari kış gelmeden son günleri açık havada,temiz havada geçirelim. Gezmeyi çok severim,açık havada çay, kahve keyfine bayılırım.
Bugünü nasıl değerlendirmek lazım öğlene kadar uyuduk,kalkıp güzel bir kahvaltı yaptık ve şimdi artık dışarı çıkma zamanı.Arkadaşlarla buluşmak ilk adım,sonrasında plan ne olur bilmiyorum.Bana kalsa hiç evde oturmam galiba.
Çalışanlar için yarın işbaşı yani haftabaşı sendromu. O yüzden bugünü iyi değerlendirmeleri gerekir.Tabi artık eylül sonu ekim başı aynı zamanda da. Eylül ayı da çok çabuk geçti benim için.Garip bir koşturmaca içinde geçiyor günler.
Bu ara güzel bir tura katılıp gezmek istiyorum aslında. Bakalım artık iyi bir tur bulur muyum bilmiyorum ama Karadeniz turu fena olmazdı aslında. Çok merak ediyorum oraları.Herkes çok methetti, gidip görmek gerektiğini söylüyorlar. Yeşil ve mavi iç içe .Huzur orda sanırım. Ben daha önce hiç gitmedim o taraflara. Bu yüzden merak ediyorum .
Pazarınızı iyi değerlendirin ,durmayın gezin derim. Ben öyle yapacağım çünkü.Herkese iyi pazarlar...

28 Eylül 2013 Cumartesi

GEÇİŞ DÖNEMİ

Mevsim kışa dönerken hastalanmak,ne giyeceğini bilememek,yazdan kışa adapte olmak normal olsa gerek.Tam bir geçiş dönemi ve bunun etkilerini şahsen ben üzerimde görüyorum.Bir an sıcak gelen hava daha sonra soğuk gelmeye başlıyor.Hiç sivilce çıkarmayan ben yüzümde anlamsız bir sivilcelenme,havalardan ötürü bir gevşeme-hep öyle derler-anlamsız stres de eklenince anladım ki kış geliyor.
Kıyafetlere gelince cidden ne giyeceğimi bilemiyorum çoğunlukla. Uzun kol giysen gündüz sıcak oluyor,kısa kol giysen akşama doğru serin.Ara kol da hiç bana göre değil. Gardırop önünde geçirilen anlamsız dakikalar...Daha fazla strese sokuyor beni,bir sürü kıyafetim olduğu halde, hiçbir şeyim yok alışveriş yapmam lazım moduna giriyorum. Hiç tavsiye etmem,çok gereksiz bir mod. Sadece zarara sokuyor diyebilirim.
Yeni sezon ve elinizi neye atsanız ateş pahası. Beğenince de almadan olmuyor.Nasıl bir ikilemse bu.
En azından bu seneki düğün sezonunu kapattık diyebiliriz. Yaz başında beri en az 7-8 düğüne gitmişimdir. Elbise sendromunu atlattım neyseki. Geriye kalır iş durumu. Bıkkınlık gelse de iş için beklemeye devam. Hani bazen diyorum ki tasını tarağını topla başka şehirde dene şansını. Ama o da kolay olmuyor.Gittiğin yerde masrafın daha çok oluyor.Az daha bekleyip rotamı ona göre belirleyeceğim galiba.
2013 pek uğurlu gelmedi,2014' ü bekliyorum hani belki bir şeyler rayına oturur artık diye.Bu yazın bana en iyi gelen tarafı bolca kitap okuyabildim. Hatta kendimi epey kaptırdım. Okuduğum kitap bitince kendimi boşlukta hissedip hemen yeni bir kitap alıp okudum.
Sinemaya fazla gidemedim,yazın pek çekilmiyor. Fakat kışın daha çok gitme şansımız oluyor.Artık sinema sezonumu açarım galiba.
Ve tabi ALES'e hazırlık süreci başlayacak.Mayıs ayındaki sınava hazırlanıp gireceğim,bu da demek oluyor ki dershane hayatına kaldığımız yerden devam edeceğiz.Pek özlemedim ama mecburiyetler işte.İstemek başarmanın yarısıdır derler. Kim demiş bilmiyorum ama o kadar çok şey istiyorum ki hala başarının çeyreği yok:) Hayırlısı diyelim...

27 Eylül 2013 Cuma

KURTARICI YEMEK: MAKARNA

Acıktın mı,hemen al bir paket makarna kurtar kendini:) Hem pratik hem lezzetli.Daha ne olsun :) Çok severim makarnayı,kilo yapsa da .Özellikle spagetti ve mantı makarna( yoğurt sosu olan herşeyi yiyebilirim ) favorilerimdir. Sadece haşlama tarzında olan makarnaları sevmem.Çok kuru gelir bana.Sosu olmalı ki tadından yenmesin. Spagettiyi salçalı olduğu için severim. Bir de karabiber dökerimki üzerine sormayın.Mantı makarnayı da yalancı mantı şeklinde oldu için severim.Mantıya bayılırım,fakat yapımı zor,zahmetli onun.Bu yüzden yalancı mantı tercihimdir:)
Öğrencilik hayatımda az yapmamışımdır mantı makarnayı.O kadar yerdik ki şişer yerimizden kalkamazdık.Hem pratik kolayca yapılıyor,çok da vakit almıyor.Hem küçük büyük herkesin sevdiği bir yemek.Bana göre makarna kurtarıcı bir yemek.Her türü kolaylıkla yapılır ve çok da çabuk yenilir.Makarna uzmanlığına en çok öğrencilik hayatında ulaşılır.Çünkü genelde makarna vardır ve o yapılır.Hiç olmayan bir türünü bile kafadan atsanız tutar yani.Tıpkı yumurta gibi.Omlet,sahanda yumurta,patatesli,sebzeli,kıymalı vs. diye gider. Makarna da aynen öyle soslu,acılı,spagetti,burgu,mantı,kıymalı diye gider,uzar liste.Tabi bu arada makarna salatasını söylemeden geçemeyecem.Ona da üniversitedeyken alıştım.Nasıl diye soracak olursanız canım arkadaşım kübra bana her zaman yapardı ve çok severdim.Makarnayı yapar,taşıyıp bana gelirdi.Az yormadım onu yani :) Ama çok lezzetli mayonez ve garnitürüyle beraber.
İyiki makarna var da bizi kurtarıyor bence.
Henüz her türünü yapmayı denemedim ama zaman içinde onları da deneyeceğim.Sadece fırında makarnayı pek sevmem,Kuruduğu zaman bana tat vermez.Bence makarnayı yediren sosudur.Eğer makarnayı siz de seviyorsanız mantı makarnayı tavsiye ederim.Yoğurt sosuyla muhteşem bir lezzet kazanıyor.


DOLANDIRICILARA DİKKAT!

Bu iki gündür bizim ev numarasına dadanan biri aklınca bizi işletmeye çalıştı ama başarılı olamadı.Malumunuz bu ara hem gazetelerde hem de tele gelen mesajlarda devamlı bir uyarı var.Ödül kazandınız ya da hattınızı terör örgütü kullanıyor,sizi kurtarmamızı istiyorsanız şu kadar para yatırın diyor. Sakın kanmayın böyle şeylere! Bizi arayan gerizekalı da kendini emniyet müdürü olarak tanıttı.Bir kere akıl var mantık var hangi emniyet müdürü bugün bir evi arar? En başta insan ordan şüphelenir zaten.Tabi biz inanmayınca da o bizim tuzağımıza düştü .Derdin ne diyince de küfür etti.Sanki haklıymış gibi.Böyle insanlara sadece zavallı diyoruz.
Herkesi kandırıp tuzağa düşürebileceklerini sanıyorlar.Siz onlardan zeki çıkınca da çıldırıyorlar.Beter olun diyorum ben de .Maalesef buna kanan insanlar da var.Tabi sonunda bir bakıyorlar dolandırılmışlar!
Herkese sesleniyorum aman dikkat edin ve kanmayın böyle şeylere.Kredi kartı numarasını,hesap numarasını veren insanlar bile var.Geçenlerde gazetede okuduğum bir habere göre de üst düzey bir statüde çalışan bir bayanın başına gelmiş ve çok yüksek bir miktarda parayı gidip parkta bir çöp kutusuna bırakmış onlar oradan alsın diye. Cidden üzücü ya,bizim insanımızın bize bunu yapması.Bunu burada paylaşıyorum ki herkes bilsin ve dikkatli olsun.Arayan kim olursa olsun asla gizli bilgilerinizi vermeyin.Hatta mümkünse konuşmadan suratına kapatın telefonu direk.
Siz dolandırıldıktan sonra giden paranın üzerine soğuk bir su içebiliyorsunuz ancak.Giden geri gelmiyor çünkü.Polisin de tek yapabildiği kanmayın böyle şeylere demek oluyor.Aman siz siz olun dikkat edin ve böyle basit numaraları yemeyin...

26 Eylül 2013 Perşembe

HEDİYE

Eylül ve ekim ayı bereketli bir ay sanırım:) Arkadaşlarımın doğum günü ve ben yine hediye krizi yaşıyorum.Karar vermek zor,ne alacağını bilmek zor,bir de tek değil birkaç hediye olunca işin içinden çıkmak zor.Aslında hediye almak-vermek çok hoşuma gider.Fakat hediye sayısı artınca işin içinden çıkmak zor.Yine de gezmek hediye seçmek muhteşem bir şey bence:)
Önemli ya da güzel bir günü temsil eder.Biz aile içinde de hediye almaya önem veririz.İllaki doğum günlerini kutlarız.Senede bir gün de nazımız geçsin ama değilmi:))
Hediye almakla da iş bitmiyor.Ben hediyenin paketine de önem veririm.Temiz ve şık olmalı.Hediye aldığında paketi bile seni mutlu etmeli.Son zamanlarda kağıt paketten çok kutular revaçta.Biraz daha pahalı diğerine göre ama şık. En azından en sevdiklerimize hediye etmeye değer....

25 Eylül 2013 Çarşamba

ACCESSORIZE

Yaz bitiyor,herşey indirime girdi artık.Accessorize mağazalarında indirim zamanı.Renkli çantalar özellikle çok hoş ve farklı. Bu tarz çantaları seviyorsanız gelecek yaza hazırlık olsun diye indirimden faydalanıp alabilirsiniz. Yazın çok kullanışlı oluyor bu çantalar. Hem büyük içine her şeyi koyabiliyorsunuz hem de her giydiğinize uyuyor çünkü her renk var çantada. Kimi işli,kimi boncuklu,taşlı... Farklı şekillerde bir sürü çanta seçme imkanı.Şimdi alıp seneye yaza hazırlık yapmış olursunuz.Çanta dışında da takılar,aksesuarlar,atkılar,allıklar gibi farklı alternatifler de var.
Çok renkli bir mağaza accessorize. Hareketliliği ve renkleri sevenler için hoş bir mağaza. Kışa girmeden gidip bir bakın derim.